Bu sayfa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ByLock temelli TCK 314/2 mahkûmiyetlerine ilişkin yerleşik içtihadını Yalçınkaya ve Demirhan kararları sonrasında pekiştiren Bozyokuş ve Diğerleri / Türkiye kararını, bütüncül ve erişilebilir bir çerçevede sunmak amacıyla hazırlanmıştır. İnceleme, kararın usulî konumu (Komite kararı ve kesinlik), ihlal tespitlerinin kapsamı, AİHS m. 7 eksenindeki hukuki gerekçelendirme, m. 6/1 şikâyetlerinin neden ayrıca ele alınmadığı ve uygulama sürecine ilişkin sonuçlar gibi başlıklar altında yapılandırılmıştır.
Dava adı: BOZYOKUŞ VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE
Başvuru no: 39586/20 ve 131 diğer başvuru (toplam 132 başvuru)
Yargı mercii : AİHM İkinci Bölüm – Komite (3 yargıç)
Karar tarihi (Strazburg): 16 Aralık 2025
Kesinlik durumu: Bu karar kesindir. Komite kararlarının AİHS m. 28 kapsamında kesin niteliktedir.
İhlal edilen maddeler:
AİHS m. 7 (kanunsuz ceza olmaz): İHLAL
Diğer maddeler (m. 5, 6, 8, 9, 10, 11, 14 vb.): Mahkeme, m. 7 ihlali bulgusu ve gerekçeleri ışığında kalan şikâyetleri incelemeye gerek görmemiştir.
Kararın niteliği :
Karar, ByLock temelli TCK 314/2 mahkûmiyetlerine ilişkin, Yalçınkaya ve Demirhan sonrasında verilen takip (follow-up) Komite kararıdır; başvurular birleştirilerek tek kararda incelenmiş, ayrıca Hükümetin “Komite incelemesine” ilişkin itirazı reddedilmiştir.
1.2. Kararın Özeti
Olayın kısa özeti
Dava, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrası süreçte, başvurucuların Türk makamlarınca FETÖ/PDY olarak nitelenen yapıyla bağlantı iddiasıyla silahlı terör örgütüne üyelik (TCK 314/2) suçundan mahkûm edilmelerine ilişkindir. Mahkûmiyetlerin esas dayanağı, başvurucuların ByLock adlı şifreli mesajlaşma uygulamasını kullandıkları kabulüdür.
Delil türleri
Mahkeme, başvurucular aleyhine (varsa) ByLock dışında şu tür delillerin de ileri sürülebildiğini özetler: ByLock kullanımının ikrarı; şifresi çözülen mesaj içerikleri veya tanık beyanları; sendika/dernek/vakıf üyelikleri; Bank Asya işlemleri; örgüt yanlısı yayın/materyal; seyahat ve giriş-çıkış kayıtları; bağışlar; gösteri/örgütsel faaliyet iddiaları; sosyal medya paylaşımları; yurt/konutlarda ikamet; Kakao Talk/Eagle gibi diğer uygulamalar; HTS kayıtları ve diğer dijital kanıtlar; örgütle bağlantılı kurum/şirketlerde istihdam/üyelik ve bunlara dair tanık anlatımları. Ayrıca bazı dosyalarda, ByLock bulguları/raporları ayrıntılı biçimde dosyaya girmeden mahkûmiyet verildiği de belirtilir.
AİHM’in hukuki değerlendirmesi
Mahkeme, Yalçınkaya ve Demirhan’da ortaya konan tespitlerden sapmayı gerektiren bir neden görmemiştir. Özellikle, ulusal mahkemelerin ByLock kullanımına ilişkin yaklaşımının, ByLock kullandığı tespit edilen kişilerin yalnızca bu gerekçeyle TCK 314/2 kapsamında mahkûm edilebileceği sonucunu doğurduğunu; bu “kategorik” yaklaşımın fiilen ByLock kullanıcılarına objektif sorumluluk yüklediğini ve bunun AİHS m. 7 kapsamındaki hukuka uygunluk (öngörülebilirlik/kanunilik) güvenceleriyle bağdaşmadığını vurgulamıştır. Bu nedenle Mahkeme, somut olayların ışığında AİHS m. 7’nin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
AİHS m. 6/1 şikâyeti neden ayrıca incelenmedi?
Bazı başvurucular m. 6/1 kapsamında da şikâyette bulunmuş; Hükümet ise bu şikâyetler yönünden iç hukuk yollarının tüketilmediğine dair ön itiraz ileri sürmüştür. Mahkeme, bu davalar grubunda temel sorunun münferit usul aksaklıklarından ziyade, ByLock deliline ilişkin tek tip ve “küresel” yaklaşım olduğunu; m. 7 ihlali tespiti sonrasında başvurucuların Yalçınkaya ilkeleri ışığında yeniden yargılama talep edebileceğini belirterek, m. 6/1 şikâyetlerinin kabul edilebilirliği ve esasını ayrıca incelememeye karar vermiştir.
1.3. Uygulama Süreci Açısından Öne Çıkanlar
(a) Adil tatmin (AİHS m. 41)
Mahkeme, ihlal tespitinin başvurucuların uğradığı manevi zarar bakımından tek başına yeterli adil tatmin olduğunu değerlendirmiştir.
(b) Yeniden yargılama / yargılamanın yenilenmesi
Mahkeme, başvurucuların Türk hukukunda CMK m. 311/1-f uyarınca, bu kararın verilmesi ardından iç hukuktaki yargılamanın yeniden başlatılmasını talep etme imkânı bulunduğunu; talep edilmesi hâlinde, yargılamanın kararın “sonuçları ve ruhu” ile uyumlu biçimde yeniden görülmesinin ilke olarak en uygun giderim yolu olacağını belirtmiştir.
(c) Yargılama giderleri
Mahkeme, takip başvurularına ilişkin yaklaşımı uyarınca masraf ve giderlere hükmetmemiştir.
(d) İcra denetimi (Bakanlar Komitesi)
Komite kararları verildiği gün kesinleştikleri için kararın icrası Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi denetimine gönderilmiştir.
1.4. Resmî Belgeler ve Zaman Çizelgesi
Resmî belgeler
HUDOC : Bozyokuş ve Diğerleri / Türkiye (39586/20 ve 131 diğer başvuru)