AİHM Kararları Uygulama Takibi
AİHM’nin Türkiye aleyhine verdiği ByLock kullanımına dayalı mahkumiyetlerle ilgili ihlal kararlarının Türkiye’deki mahkemelerde uygulanma durumunu şehir bazında görselleştiren interaktif harita. Şehirlere tıklayarak detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye’de 15 Temmuz 2016 sonrasında yürütülen ceza yargılamalarına ilişkin olarak verdiği emsal ve takip (follow-up) nitelikli ihlal kararları bir araya getirilmiştir.
Bilgi Bankası
Sık Sorulan Sorular (SSS)
SSS bölümü, AİHM yargılamalarına ilişkin Yalçınkaya–Demirhan hattında geliştirdiği temel ilkeleri ve Komite kararlarının sonuçlarını açıklar. Kesinleşme–süre hesapları, yargılamanın yenilenmesi imkânı ve KHK’lılar açısından ceza ve idari süreçlerde bu içtihadın nasıl kullanılabileceği gibi en sık sorulan sorulara kısa, anlaşılır yanıtlar vermeye çalışmaktadır.
Cevap: Hayır, Demirhan kararı her vakayı otomatik olarak beraat ettirmez. AİHM, Türkiye’deki cezai davalarda ByLock gibi delillerin tek başına suçlama için yeterli olamayacağını belirtmiştir. Ancak, bu karar sadece belirli durumlar için geçerli olup, her birey için yeniden yargılama yapılması gerekebilir. Mahkemeler, bu karar doğrultusunda her davayı yeniden değerlendirip, delillerin hukuki geçerliliğini gözden geçirebilirler. Dolayısıyla, her birey için mahkemenin somut delillere dayalı bir karar alması gerekecektir.
Cevap: AİHM’nin verdiği kararlar, serbest bırakılma için doğrudan bir emir vermez. AİHM, Türkiye'deki bazı uygulamaları ihlal ettiğini belirleyip, yeniden yargılama yapılmasını veya tutukluluğun devam etmemesini talep edebilir. Ancak, serbest bırakılma kararı, Türkiye'deki iç hukuk sistemi tarafından alınacak bir karardır. Yani, AİHM’nin verdiği karar, iç hukukun gerekliliklerine göre Türkiye’deki mahkemeler tarafından uygulanmalıdır. Bu, tutuklu bireylerin durumuna göre değişebilir ve her vakada farklılık gösterebilir.
Cevap: AİHM’nin kararları, ByLock gibi uygulamalara dayalı suçlamaların yalnızca tek başına yeterli olamayacağını açıkça belirtmiştir. Hâkimler, ByLock iddiası ile ilgili olarak şu hususlara dikkat etmelidir:
- Somut delil olup olmadığı,
- ByLock kullanımı ve suç ilişkisi arasında doğru bir bağlantının kurulup kurulmadığı,
- Delillerin yasal yollarla toplanıp toplanmadığı,
- Kişinin savunma hakkının ihlal edilip edilmediği.
AİHM, bu tür uygulamalara dayalı suçlamaların, hakkında somut suç unsuru gösterilmeyen kişilere yönelik cezalandırmalar için yeterli olmayacağını belirtmiştir. Bu nedenle hâkim, ByLock iddiasına dayalı bir suçlamayı değerlendirirken yalnızca bu uygulamanın kullanımı değil, suçun kanıtlanması için gerekli olan tüm delilleri dikkate almak zorundadır.
Cevap: AİHM kararlarının bağlayıcı olması, Türkiye'nin Avrupa Konseyi’ne üye bir devlet olarak yerine getirmesi gereken uluslararası bir yükümlülük olduğunu gösterir. Ancak, Türkiye AİHM kararlarını uygulamamakta direnirse, bu durum uluslararası düzeyde itibar kaybı yaratabilir. AİHM kararına uymamak, Türkiye’nin Avrupa Konseyi ile ilişkilerini zedeleyebilir, AB müzakereleri ve diğer uluslararası anlaşmalar üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Ayrıca, devletin iç hukukundaki güveni sarsabilir, hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflatabilir ve toplumsal huzursuzluğa yol açabilir. Türkiye’nin AİHM kararlarına uymaması durumunda, diğer uluslararası platformlar da Türkiye'ye karşı yaptırım veya uyarı mekanizmalarını devreye sokabilir.
Özetle, ByLock kullanımına “tek tip/kategorik” yaklaşım (ByLock var ise otomatik örgüt üyeliği) nedeniyle:
- AİHS m. 7 (kanunsuz ceza olmaz / öngörülebilirlik) güvencelerinin zedelendiği,
- Birçok dosyada ayrıca AİHS m. 6/1 (adil yargılanma) güvencelerinin (delile etkin itiraz, yeterli gerekçe vb.) aşırı daraldığı,
tespit edilmiştir.
Büyük Daire kararları verildiği gün kesinleşir (Yalçınkaya: 26.09.2023).
Komite kararları (3 yargıçlı Komite) ise AİHS m. 28 kapsamında kesin nitelikte olup verildikleri gün kesinleşir (Bozyokuş/Karslı/Seyhan: 16.12.2025).
Daire kararları (Demirhan gibi) belirli usulde kesinleşir; Demirhan kararının kesinleşme tarihi (büyük daire talebinin reddi tarihi) 03.11.2025.
AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararına dayanarak CMK m. 311/1-f kapsamında yargılamanın yenilenmesi yoluna işaret edildiği; talebin AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yapılabilmektedir.
Süre, ilgili AİHM kararının kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlar. Metindeki tarihlere göre örnek:
- Demirhan: kesinleşme 03.11.2025 → son gün 03.11.2026.
yeni site
- Bozyokuş/Karslı/Seyhan (Komite): karar ve kesinlik 16.12.2025 → son gün 16.12.2026.
Güncel Gelişmeler
Şanlıurfa Barosu: “AİHM kararları derhal uygulanmalıdır”
AİHM’den ByLock dosyalarında 2.420 başvurucu için ihlal: KHK’lılar açısından “yeniden yargılama” ve “beraate giden yol”
AİHM’in “Demirhan” kararı kesinleşti: ByLock dosyalarında “kategorik yaklaşım” ihlal sayıldı; KHK’lılar için yeniden yargılama tartışması yeniden alevleniyor