Karslı ve Diğerleri / Türkiye

Bu sayfa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ByLock temelli TCK 314/2 mahkûmiyetlerine ilişkin içtihadını Yüksel Yalçınkaya ve Demirhan kararları sonrasında hem AİHS m. 7 hem de AİHS m. 6 § 1 yönünden birlikte ele alan en kapsamlı takip (follow-up) kararlarından biri olan Karslı ve Diğerleri / Türkiye kararını tanıtmaktadır. 1.436 başvuruyu kapsayan bu Komite kararı, ByLock kullanımına dayalı yargılamalarda yapısal nitelik taşıyan hukuki sorunları açık biçimde ortaya koyması bakımından özel bir önem taşımaktadır.

Dava adı: KARSLI VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE

Başvuru no: 18693/20 ve 1.435 diğer başvuru (toplam 1.436 başvuru; ekli liste) 

Yargı mercii : AİHM İkinci Bölüm – Komite (3 yargıç) 

Karar tarihi (Strazburg): 16 Aralık 2025 

Kesinlik durumu: Bu karar kesindir

İhlal edilen maddeler:

AİHS m. 7 (kanunsuz ceza olmaz): İHLAL

AİHS m. 6 § 1 (adil yargılanma hakkı): İHLAL

Kararın niteliği :

Karar, bylocock temelli TCK 314/2 mahkûmiyetlerine ilişkin, Yüksel Yalçınkaya ve Demirhan sonrası verilen takip (follow-up) Komite kararıdır. Başvurular birleştirilmiş, Hükümetin Komite incelemesine yönelik itirazı reddedilmiştir.

1.2. Kararın Özeti

Olayın kısa özeti

Dava, Türk makamlarınca “FETÖ/PDY” olarak nitelenen ve 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü bağlamında değerlendirilen süreçte, başvurucuların silahlı terör örgütüne üyelik (TCK 314/2) suçundan mahkûm edilmelerine ilişkindir. Mahkûmiyetlerin esas dayanağı, başvurucuların bylock adlı şifreli mesajlaşma uygulamasını kullandıklarının kabul edilmesidir. Yerel makamlar, ByLock’un yalnızca örgüt üyelerinin kullanımına yönelik olduğu ve kullanım tespitinin mahkûmiyet için tek başına yeterli olduğu yaklaşımını benimsemiştir.

Başvuran aleyhine ileri sürülen deliller

Karar metni, ByLock’un yanında (varsa) şu tür unsurların delil olarak ileri sürülebildiğini özetler: ByLock kullanımının ikrarı; şifresi çözülen mesaj içerikleri veya tanık beyanları; sendika/dernek/vakıf üyelikleri; Bank Asya hesap işlemleri; örgüt yanlısı yayın/ materyal; seyahat ve giriş-çıkış kayıtları; bağışlar; gösteri/örgütsel faaliyet iddiaları; sosyal medya paylaşımları; yurt/konutlarda ikamet; Kakao Talk/Eagle gibi uygulamalar; HTS ve diğer dijital kanıtlar; örgütle bağlantılı kurum/şirketlerde istihdam/üyelik ve bunlara ilişkin tanık anlatımları. Ayrıca bazı dosyalarda, ByLock bulguları ve değerlendirme raporları ayrıntılı biçimde dosyaya girmeden mahkûmiyet verildiği belirtilir.

AİHM’in hukuki değerlendirmesi

Mahkeme, bazı dosyalarda Yalçınkaya’da tartışma konusu olmayan materyaller bulunabileceğini not etmekle birlikte, Demirhan’da açıklanan gerekçelerle Yalçınkaya bulgularından sapmayı gerektiren bir neden görmemiştir.

  1. 7 bakımından: Yerel mahkemelerin ByLock kullanımına ilişkin yaklaşımının, ByLock kullandığı tespit edilen herkesin yalnızca bu gerekçeyle TCK 314/2 kapsamında mahkûm edilebilmesi sonucunu doğurduğu; bunun ByLock kullanıcılarına fiilen objektif sorumluluk yüklediği ve hukuka uygunluk/kanunilik ilkesiyle bağdaşmadığı değerlendirilmiştir.
  2. 6 § 1 bakımından: Her dosyada usule ilişkin farklılıklar olabilse de, ulusal mahkemelerin ByLock’a ilişkin “tek tip ve küresel” yaklaşımının yargılamaların usul çerçevesini fiilen belirlediği; başvurucuların ByLock verilerinin temel delil olarak kullanılmasına etkili şekilde itiraz edebilmesini, davanın özündeki önemli meseleleri tartışabilmesini ve mahkemelerin yeterli gerekçe sunmasını sağlayacak güvencelerin kurulamadığı sonucuna varılmıştır.

Bu gerekçelerle Mahkeme, AİHS m. 7 ve m. 6 § 1’in ihlal edildiğine karar vermiştir.

Diğer şikâyetler

Mahkeme, bazı başvurucuların m. 5, 8, 9, 10, 11, 14 gibi diğer maddelere dayanan şikâyetleri bulunduğunu kaydetmiş; ancak m. 7 ve m. 6/1 ihlali tespiti ışığında, kalan şikâyetlerin kabul edilebilirliği ve esasına ilişkin ayrıca inceleme yapmaya gerek olmadığına karar vermiştir.

1.3. Uygulama Süreci Açısından Öne Çıkanlar

(a) Adil tatmin (AİHS m. 41)

Mahkeme, ihlal tespitinin başvurucuların uğradığı manevi zarar bakımından tek başına yeterli adil tatmin teşkil ettiğini değerlendirmiştir.

(b) Yeniden yargılama / yargılamanın yenilenmesi

Mahkeme, başvurucuların Türk hukukunda CMK m. 311/1-(f) uyarınca, bu karar sonrasında iç hukuktaki yargılamanın yeniden başlatılmasını talep edebileceklerini; talep etmeleri hâlinde, yargılamanın kararın “sonuçları ve ruhu” ile uyumlu şekilde yeniden görülmesinin ilke olarak en uygun giderim yolu olacağını belirtmiştir.

(c) Yargılama giderleri

Mahkeme, takip (follow-up) başvurularına ilişkin yaklaşımı uyarınca masraf ve giderlere hükmetmemiştir.

1.4. Resmî Belgeler ve Zaman Çizelgesi

Resmî belgeler

Karar metni (Türkçe çeviri ): Karslı ve Diğerleri / Türkiye