Bu sayfa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ByLock temelli TCK 314/2 mahkûmiyetlerine ilişkin içtihadının Yalçınkaya ve Demirhan kararları sonrasında nasıl uygulandığını gösteren Seyhan ve Diğerleri / Türkiye kararına odaklanmaktadır. İnceleme, kararın Komite tarafından ve kesin nitelikte verilmiş olmasının hukuki sonuçlarını, ihlalin kapsamını ve özellikle AİHS m. 6 § 1 (adil yargılanma hakkı) bakımından ortaya konulan temel sorunları anlaşılır bir çerçevede ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Dava adı: SEYHAN VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE
Başvuru numarası: 57837/19 ve 851 diğer başvuru (ekli liste)
Yargı mercii / oluşum: AİHM İkinci Bölüm – Komite (3 yargıç)
Karar tarihi (Strazburg): 16 Aralık 2025
Kesinlik durumu: karar kesindir
İhlal edilen madde: AİHS m. 6 § 1
Diğer şikâyetler: m. 7 (ve ayrıca bazı başvurucular bakımından m. 5, 8, 9, 10, 11, 14 vb.) yönünden ayrı incelemeye gerek olmadığı değerlendirilmiştir.
Kararın niteliği :Karar, ByLock temelli TCK 314/2 mahkûmiyetlerine ilişkin, Yüksel Yalçınkaya ve Demirhan çizgisindeki değerlendirmelerin “takip” dosyalarına uygulanmasına dair Komite kararıdır. Hükümetin, dosyaların Komite tarafından incelenmesine yönelik itirazı reddedilmiştir; başvurular birleştirilerek tek karar altında görülmüştür.
1.2. Kararın Özeti
Olayın kısa özeti
Dava, Türk makamlarınca FETÖ/PDY olarak nitelenen yapı kapsamında, başvurucuların silahlı terör örgütüne üyelik (TCK 314/2) suçundan mahkûmiyetlerine ilişkindir. Mahkûmiyetlerin belirleyici dayanağı, başvurucuların “ByLock” adlı şifreli mesajlaşma uygulamasını kullandıklarının kabul edilmesidir. Yerel makamlar, ByLock’un yalnızca örgüt üyelerinin kullanımına yönelik olduğu ve kullanım tespitinin tek başına mahkûmiyet için yeterli olduğu yaklaşımını benimsemiştir.
Başvuranlar aleyhine ileri sürülen başlıca deliller
Karar metni, ByLock dışında yer alan ve dosyadan dosyaya değişebilen “diğer delilleri” örnekleyerek sayar. Bunlar arasında, özetle: ByLock kullanımının ikrarı; şifresi çözülen mesaj içerikleri; tanık beyanları; sendika/dernek/vakıf üyelikleri; Bank Asya hesap işlemleri; örgüt yanlısı yayın/ materyal; seyahat ve giriş-çıkış kayıtları; bağışlar; gösteri/örgütsel faaliyet iddiası; sosyal medya paylaşımları; yurt/konutlarda kalma; Kakao Talk/Eagle gibi uygulamalar; HTS ve diğer dijital kanıtlar; örgütle bağlantılı kurum/şirketlerde istihdam/üyelik ve bunlara dair tanık anlatımları sayılmaktadır. Ayrıca bazı dosyalarda, ByLock bulgularının ayrıntılı raporları dosyaya gelmeden mahkûmiyet verildiği de belirtilir.
AİHM’in hukuki değerlendirmesi
Mahkeme, Demirhan’da ayrıntılandırılan gerekçelere atıfla, Yalçınkaya’daki bulgulardan sapmayı gerektiren bir neden görmediğini; ByLock kullanımının, uygulamada “tek tip ve global” yaklaşımla, suçun tüm unsurlarının varlığına ilişkin kesin kanıt gibi ele alındığını vurgular. Mahkeme, bazı dosyalarda ByLock dışı materyaller bulunabileceğini bütünüyle dışlamamakla birlikte, gerçekliğin ByLock tespitinin tek başına “kurucu unsur” gibi kullanılması olduğunu ve bunun savunma haklarını zedelediğini değerlendirir.
Bu çerçevede AİHM, AİHS m. 6 § 1’in ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir.
Ayrıca Mahkeme, bazı başvurucular bakımından ileri sürülen AİHS m. 7 şikâyetlerini (ve diğer kalan şikâyetleri) ayrı ayrı incelememeye karar vermiş; davanın ortaya koyduğu “temel hukuki sorunun” m. 6 § 1 ihlali tespitiyle ele alındığını belirtmiştir.
1.3. Uygulamaya İlişkin Noktalar
(a) Bireysel önlemler
(b) Genel önlemler
Karar metni, Yalçınkaya’da tespit edilen sorunun münferit bir olaya özgü olmayıp, ByLock temelli mahkûmiyetlerde “genel uygulanabilir” nitelikte olduğuna vurgu yapar. Bu, icra aşamasında, özellikle ByLock delilinin değerlendirilme standardı ve savunmanın delile erişim/itiraz güvenceleri bakımından genel önlemler tartışmasını kaçınılmaz kılar.
1.4. Resmî Belgeler ve Zaman Çizelgesi
(a) Resmî belgeler ve bağlantılar