Sık Sorulan Sorular

Bu sayfa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Yalçınkaya, Demirhan, Bozyokuş, Karslı ve Seyhan kararları ışığında en çok merak edilen soruları bir araya getiren “Sıkça Sorulan Sorular (SSS)” bölümüdür. Özellikle ByLock, Bank Asya, sendika/dernek üyeliği gibi olgulara dayalı TCK 314/2 yargılamaları ile KHK süreçlerinden etkilenen kişiler için, bu kararların ne anlama geldiğini açıklamayı amaçlar.

1) AİHM bu dosyalarda temel olarak neyi hukuka aykırı buldu?

Özetle, ByLock kullanımına “tek tip/kategorik” yaklaşım (ByLock var → otomatik örgüt üyeliği) nedeniyle:

  • AİHS m. 7 (kanunsuz ceza olmaz / öngörülebilirlik) güvencelerinin zedelendiği,
  • Birçok dosyada ayrıca AİHS m. 6/1 (adil yargılanma) güvencelerinin (delile etkin itiraz, yeterli gerekçe vb.) aşırı daraldığı,
    tespit edilmiştir.


2)  Bu kararlar “kesin” mi? İtiraz/üst inceleme var mı?

Büyük Daire kararları verildiği gün kesinleşir (Yalçınkaya: 26.09.2023).
Komite kararları (3 yargıçlı Komite) ise AİHS m. 28 kapsamında kesin nitelikte olup verildikleri gün kesinleşir (Bozyokuş/Karslı/Seyhan: 16.12.2025).
Daire kararları (Demirhan gibi) belirli usulde kesinleşir; Demirhan kararının kesinleşme tarihi (büyük daire talebinin reddi tarihi) 03.11.2025.

3) 1 yıllık süre hangi tarihten itibaren başlar? Örnek verebilir misiniz?

Süre, ilgili AİHM kararının kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlar. Metindeki tarihlere göre örnek:

  • Demirhan: kesinleşme 03.11.2025 → son gün 03.11.2026.

yeni site

  • Bozyokuş/Karslı/Seyhan (Komite): karar ve kesinlik 16.12.2025 → son gün 16.12.2026.
  • Yalçınkaya (Büyük Daire): kesinleşme 26.09.2023 → son gün 26.09.2024.


4)  “Takip dosyası / follow-up / grouped follow-up” ne demek?

Mahkemenin daha önce ortaya koyduğu ilkeleri (özellikle Yalçınkaya ve Demirhan hattını) benzer olgulara sahip çok sayıdaki dosyaya uyguladığı dosyalardır. Demirhan “grouped follow-up” olarak; 16 Aralık 2025 tarihli Komite kararları ise “takip” dosyaları olarak tanımlanmıştır.


5) “Komite kararı” ne demektir?

AİHM’de bazı dosyalar, benzer içtihat oturmuşsa, 3 yargıçlı Komite tarafından “takip/follow-up” olarak karara bağlanabilir. Bu kararlar, metinde de vurgulandığı üzere verildiği gün kesinleşir ve icra denetimi aşamasına gönderilir.

6) Yargılamanın yenilenmesi hangi hükme dayanır ve süre nedir?

Metinde, AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararına dayanarak CMK m. 311/1-f kapsamında yargılamanın yenilenmesi yoluna işaret edildiği; talebin AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yapılabileceği belirtilir.

7) “ByLock kullanıldı” iddiası tek başına mahkûmiyet için yeterli midir?

Bu kararların ortak mesajı şudur: “ByLock kullanımı” iddiasının tek başına, kişinin somut fiillerini, örgütsel bağını ve özel kastını otomatik olarak kanıtladığı varsayımı sorunludur; bireyselleştirilmiş değerlendirme ve savunma güvenceleri gerekir.

8) KHK ile ihraç edildim ama ceza mahkûmiyetim yok. Bu kararlar beni ilgilendirir mi?

Evet, dolaylı biçimde ilgilendirir. Bu AİHM kararları doğrudan “idari ihraç işlemini” iptal etmez; ancak KHK süreçlerinde sıkça karşımıza çıkan “iltisak/irtibat” değerlendirmelerinin dayandığı olgular (ByLock iddiası, Bank Asya işlemleri, sendika/dernek üyeliği gibi) ceza hukuku bakımından otomatik suç deliline dönüştürülemez yaklaşımını güçlendirir. Bu da idari yargıda “kanıt standardı, gerekçelendirme ve ölçülülük” tartışmalarında argüman üretir.


9) KHK’lıyım ve ByLock nedeniyle TCK 314/2’den mahkûm oldum. Bu kararların en somut etkisi nedir?

Bu grupta etki doğrudandır: ByLock’un “tek başına ve kategorik biçimde” örgüt üyeliğinin tüm unsurlarını otomatik kanıtladığı varsayımının AİHS ile bağdaşmadığı tespiti, yeniden yargılama / yargılamanın yenilenmesi talebi yapabileceğiniz anlamına gelmektedir.


10) Ceza dosyam devam ediyor (yargılama sürüyor). AİHM kararlarını iç hukukta kullanabilir miyim?

Kullanabilirsiniz. Bu kararlar, özellikle ByLock verisine erişim, doğrulama, ham veri ve etkili itiraz imkânları; ayrıca mahkemenin kişiye özgü gerekçe kurma yükümlülüğü açısından savunma stratejisine dayanak olur. “ByLock var ise otomatik üyelik” yaklaşımına karşı, bireyselleştirilmiş değerlendirme talebini güçlendirir.


11) KHK ile ihraç edildim, sonra OHAL Komisyonu/mahkeme ile göreve iade oldum. “Tazminat isteyebilir miyim?”

Genel çerçevede evet: AYM, göreve iade edilenlerin ihraç nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini öngören yasal engeli iptal eden bir yaklaşım ortaya koymuştur; bu, “iade edildin, konu kapandı” anlayışını zayıflatır ve tam yargı davası ihtimalini güçlendirir. 


12) KHK’lıyım; sendika/dernek üyeliğim (sonradan KHK ile kapatılan) aleyhime kullanıldı. AİHM kararları burada ne söyler?

Yalçınkaya hattında, başvurucunun üye olduğu dönemde hukuken meşru olan sendika/derneğe üyeliğin, yalnızca sonradan KHK ile kapatılmış olmasından hareketle geriye dönük biçimde suçlayıcı delile dönüştürülmesinin sorunlu olduğu; bunun öngörülebilirlik ve örgütlenme özgürlüğü (m. 11) bakımından problem doğurabileceği vurgulanır. Bu, hem ceza hem de idari süreçte “salt üyelik” mantığına karşı kullanılabilecek bir argümandır.


13) “Ceza yargısı başka, idare başka” deniyor. AİHM’in ceza kararları idari dosyamı nasıl etkiler?

Doğru: alanlar farklıdır. Ancak pratikte KHK dosyaları çoğu zaman ceza dosyalarındaki olgulara yaslanır. AİHM’in “otomatik delil” eleştirisi (ByLock/Bank/sendika) idari yargıda şu başlıklara taşınır: kanıtların niteliği, gerekçenin yeterliliği, ölçülülük, belirlilik/öngörülebilirlik, süreklileşen damgalamanın sınırları. Bu, sonucu otomatik belirlemez ama hukuki tartışmayı yeniden çerçeveler.


14) “ByLock listesinde adım var” denilmesi, idari işlem için tek başına yeterli sayılabilir mi?

AİHM’in ceza hukuku bağlamındaki yaklaşımı şudur: ByLock iddiası, tek başına suçun tüm unsurlarını otomatik kanıtlayan bir “kurucu unsur” gibi kullanılamaz; delile erişim/doğrulama/etkili itiraz ve kişiye özgü gerekçelendirme gerekir. İdari alanda da benzer şekilde, tek bir olguya dayalı kategorik mantık, gerekçelendirme ve ölçülülük yönünden tartışma doğurur.


15) Bu kararlar, KHK’lıların “topluca” haklarını iade eder mi?

Hayır. AİHM kararlarının bireysel tedbir etkisi öncelikle “başvurucu” bakımındandır. Ancak Mahkemenin “sistemik sorun” vurgusu ve Bakanlar Komitesi icra denetimi, zaman içinde genel tedbirler (standartların değişmesi, içtihadın uyarlanması, uygulama reformları) üzerinden daha geniş etki üretebilir.


16) Bakanlar Komitesi süreci KHK’lıları neden ilgilendiriyor?

Çünkü Komite, devletin ihlali nasıl gidereceğini ve tekrarını nasıl önleyeceğini izler. ByLock temelli seri dosyalar arttıkça, “delil standartları, savunma güvenceleri, gerekçelendirme pratiği” gibi alanlarda yapısal tedbir beklentisi güçlenir. Bu, KHK sürecinden etkilenen geniş kesimi dolaylı biçimde etkileyen bir “politika ve uygulama düzeyi” baskısı üretir.


17) KHK sonrası mali haklar sadece maaş mı? Başka kalemler de var mı?

Sadece maaşla sınırlı değildir. Uygulamada açıkta kalma dönemine ilişkin çeşitli mali hak kalemleri (örneğin bazı “yan ödemeler” ve benzeri kalemler) tartışma konusu olabilmekte; Danıştay içtihadında bu tür pratik konulara ilişkin yeknesaklaştırma çabaları da görülmektedir.