Türkiye’nin “Beyin Kanaması” KHK Sorunu – Hukuki ve İnsani Boyutlar Masaya Yatırıldı

image

Medyascope ekranlarında gazeteci Ruşen Çakır’ın konuğu olan hukukçu Levent Mazılıgüney, Türkiye’nin en yakıcı meselelerinden biri olan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ve yarattığı mağduriyetleri çarpıcı rakamlarla gözler önüne serdi. Mazılıgüney, süreci Türkiye’nin yaşadığı bir “beyin kanaması” ve toplumsal bir “delilik hali” olarak nitelendirdi.

Devasa Rakamlar: 10 Milyon Kişi Etkileniyor

Programda paylaşılan verilere göre, 15 Temmuz sonrası başlatılan adli işlem dosyası sayısı 2.2 milyonu aşmış durumda. Mazılıgüney, ailelerle birlikte bu sorunun doğrudan yaklaşık 10 milyon insanı etkilediğine dikkat çekerek, meselenin sadece bireysel değil, kitlesel bir toplumsal sorun olduğunu vurguladı.

“Sivil Ölüm” ve İstihdam Engelleri

KHK’lıların yaşadığı en büyük zorluklardan biri olan “sivil ölüm” kavramı üzerinde duruldu. Mazılıgüney, ihraç edilenlerin SGK kayıtlarına işlenen özel kodlar nedeniyle özel sektörde dahi iş bulamadıklarını, işverenlerin baskı ve korku nedeniyle bu kişilere kapılarını kapattığını belirtti. Takipsizlik veya beraat alan kişilerin dahi arabuluculuk gibi yasal haklarına erişiminin engellendiği ifade edildi.

KHK’lılar İçin Kritik Dönemeç: Yalçınkaya Kararı

Haberin en önemli hukuki boyutu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “Yüksel Yalçınkaya” kararı oldu. Mazılıgüney, bu kararın bir “devrim” niteliğinde olduğunu; sendika üyeliği, Bank Asya’ya para yatırma veya gazete aboneliği gibi yasal faaliyetlerin “terör örgütü üyeliği” için tek başına delil sayılamayacağının tescillendiğini söyledi. Bu kararın, halen bekleyen on binlerce dosya için emsal teşkil ettiği ve Türkiye’nin bu kararı uygulama zorunluluğu olduğu hatırlatıldı.

Eğitimli İş Gücü ve “Beyin Kanaması”

İhraç edilenlerin %99’unun üniversite mezunu, binlercesinin ise akademisyen ve doktoradan oluştuğu bilgisi paylaşıldı. Mazılıgüney, nitelikli insan kaynağının sistem dışına itilmesinin kurumların çarklarını bozduğunu ve Türkiye’nin kendi elleriyle başka ülkelere yetişmiş beyin hediye ettiğini belirtti.

KHK’lılar İçin Neden Önemli?

Bu yayın, KHK mağdurları için şu açılardan büyük önem taşıyor:

  • AİHM kararlarının nasıl uygulanması gerektiğine dair hukuki bir yol haritası sunuyor.
  • Yaşananların bir “kan davasına” dönüşmemesi için hukuk devletine dönüş çağrısı yapılıyor.
  • Çocukların yaşadığı psikolojik travmalar ve cenaze aracı dahi verilmemesi gibi insani yozlaşmaların dile getirilmesi, kamuoyu vicdanına bir sesleniş niteliği taşıyor.

Mazılıgüney’e göre, yargının tüm enerjisini siyasi suçlara harcaması gerçek suçlarla mücadeleyi zayıflatıyor. KHK sorununun çözümü, sadece mağdurlar için değil, Türkiye’nin hukuk güvenliği ve toplumsal huzuru için kaçınılmaz bir gereklilik olarak sunuluyor.