Bu rehber, AİHM ihlal kararlarının doğrudan muhatabı olmayan; ancak benzer olgularla TEMYIZ (Yargıtay) aşamasında dosyası bulunan kişiler için hazırlanmıştır.

1) İçtihat Uyumu Sorunu

  • Yargıtay’dan beklenen:
    • Ulusal içtihadı AİHM çizgisiyle uyumlu hale getirmesi.
  • AİHM kararlarının:
    • “Yeni delil” değil,
    • Yeni hukuki durum yarattığı vurgulanmalıdır.


2) Temyiz Dilekçesinde Odak

  • Delil tartışmasına girilmemeli,
  • Suçun tipiklik ve unsurlar bakımından çöktüğü gösterilmelidir.
  • “Yargılamaya devam edilmesi AİHS ihlalini derinleştirir” argümanı açıkça kurulmalıdır.


Bu aşamada ne yapılmalı?

  • İçtihat uyumu sorunu merkeze alınmalı:
    Yargıtay’dan beklenenin, ulusal içtihadı AİHM çizgisiyle uyumlu hale getirmek olduğu açıkça belirtilmelidir.
  • “Yeni hukuki durum” vurgusu yapılmalı:
    AİHM kararlarının yeni bir delil değil, hukuki çerçeveyi değiştiren kararlar olduğu anlatılmalıdır.
  • Tipiklik ve kanunilik ön plana çıkarılmalı:
    Suçun unsurlarının çöktüğü ve yargılamanın devamının yeni ihlaller doğurduğu ifade edilmelidir.


Sık yapılan hatalar

  • Yargıtay’dan yeniden delil değerlendirmesi beklemek.
  • AİHM içtihadını “destekleyici” unsur gibi sunmak.
  • Kanunilik (AİHS m.7) vurgusunu zayıf bırakmak.
  • Temyizi yalnızca “haksızlık” anlatısına indirgemek.


ORTAK VE DİKKATE ALINMASI GEREKEN HUSUSLAR

1) Lehe Hukukun Uygulanması

  • AİHM içtihadı, kesinleşmemiş dosyalarda derhal uygulanmalıdır.
  • Aksi yaklaşım, yeni ihlaller doğurur.


2) Bireyselleştirme Zorunluluğu

  • “Genel yapı”, “ortak özellik”, “kriter” dili reddedilmelidir.
  • Her sanık için ayrı ayrı suçun unsurları gösterilmelidir.